azim

    6
    redlack 26.3.2019 22:08
    masaya atılan küplerin sesleri odada duyuluyordu, nadiren de olsa bir erkeğin kahkahası da katılıyordu
    bu sese. ufak kız elindeki tepsiyle koridorda yürüdü, seslerin bulunduğu odaya doğru, koridordaki
    ışıklar kapalıydı, tek aydınlık nokta, odadan gelen beyaz lambanın ışığıydı. ufak kız masaya doğru
    yaklaştı, bir süre adama baktı. elindeki tepside bir tabak çorba ve ekmek parçası vardı. adam bir rubik
    küpü daha karşısındaki masaya fırlattı ve ufak kıza bakındı. kız onun bakışını havada kapıp
    gülümsedi. kızın elinden tepsiyi alıp önündeki masaya koydu, kız bu sırada adamın yanındaki ve karşı
    masadaki küplere baktı. karşıdakilerin hepsi çözülmüş küplerdi.
    “kaç tane çözdün?”
    sesinde bir merak tonu vardı ve bu sırada masanın ucuna iki elini koymuş çorbasını iştahla içen adama
    bakıyordu kocaman gözleriyle.
    “beş dakikada tam otuz sekiz tane!”
    adam bunu gururla ve az önceki derinlerden gelen kahkasının sesine benzer bir şekilde söylemişti kıza
    bakarak. kız gülümsedi ve ellerini çırptı.
    “yarışmaya katılacak mısın?”
    kız biraz çekinerek ve hafifçe sağa sola sallanarak sormuştu bu soruyu, adam ise onun suratına bu
    sefer bakmadı, çorbasını içmeye devam etti. bu sırada kız garip garip sesler çıkararak sorusunu tekrar
    etti. bir süre sonra adam sinirlenip kaşığı ile tepsiye vurdu.
    “git başımdan!”
    kız tepsiye vurulan kaşığın sesi ile gözünü sertçe kapatıp açmıştı korkudan, adamın önündeki tepsiyi
    alıp odadan hemencecik çıktı. adam yanındaki çözülmemiş küplere baktı, yorulmuştu. aslında zihnen
    bitmiş hissediyordu kendini, fiziksel olarak sadece parmaklarının hafif sızısı dışında bir problemi
    yoktu. gözlerini kapattı ve rubik küplerini gördü. gözlerini kapattığında bile açık olsa ne göreceğini
    görüyordu şimdi, karşısındaki çözülmüş rubik küplerine de baktı. gözleri kapalı olmasına rağmen
    hepsini görüyordu. gözlerini açtı, masaya bakarak. masayı görmüyordu. sağ tarafında döndü, rubik
    küpleri eline alarak çözmeye ve karşıdaki masaya fırlatmaya başladı.
    ufak kız mutfağın yanındaki merdivende elleri yanaklarında dirsekleri dizinde bekliyordu. kısa
    saçlarını kulaklarının üstüne attı ve aynı şekilde oturmaya devam etti. elbisesine ve etrafa baktı,
    kahkahaları ve masaya atılan küplerin sesini dinlemeye devam etti. masadaki çorba paketleri, tabaklar,
    kaşıklar, iki adet ekmek. ev iki katlıydı, kız iki kat içine çekiliyordu sesler arttıkça. dışarıda insanlar
    yürüyordu, sokaklar, ardından şehir. şişman ve smokinli bir adam bir gencin elini kaldırdı. “işte yeni
    rubik küp dünya şampiyonu!” genç, diğer elini de kaldırdı ve gülmeye başladı, ön iki dişinin dışarıya
    çıkmak istercesine duruşu gülüşünü farklı kılıyordu. ufak kız gözlerini kıstı, kahkaha ve masaya
    vurulan küplerin seslerini dinledi.
  • 0
    hurshit 26.3.2019 22:26
    özlemişiz
  • 0
    mastergamer 26.3.2019 22:29
    kardeş bu nasıl sayko bir hikaye böyle? hoşuma da gitti işin tuhaf yanı, keşke devam etse ama devam ettirecek bir yanı da yok.
  • 0
    kawaiiokanes 27.3.2019 00:56
    sanırım ben ana fikri kaçırdım ya da ana fikir yok anlamadım valla °~°